Akasya Kültür Sanat Logo
SANAT SÖZLÜĞÜ
Dadaizm: 1. Dünya Savaşı'nın yarattığı krizi ve boğuntuya tepki olarak ortaya çıkan modernizmin en önemli akımlarındandır. İsim bile rastgele seçilmiş ve Fransızca'da “Tahta At” anlamına gelmektedir. Jean Arp, Richard Hülsenbeck, Tristan Tzara, Jacques Magnifico, Marcel Janco ve Emmy Hennings’in aralarında bulunduğu bir grup genç sanatçı ve savaş karşıtı 1916 yılında Zürih’te Hugo Ball’in açtığı kafede ilk Dada bildirisi okudular. Dada skandal ve şoku önemseyen bir anlayışı yaygınlaştırdı. Saçma ya da anlamsız üzerine durmalarıyla Avrupa uygarlığının krizini kıtanın yüzüne vurmaya çalıştılar. Dada sanatçıları eserleri oluştururken grafik tasarım, fotomontaj gibi tekniklerden yararlanmıştır. Geleneksel resim ve heykelin yerine özellikle Marcel Duchamp'la beraber “ready made” ve kolajı getirmişlerdir.
Damien Hirst: 1965 doğumlu İngiliz çağdaş sanatçı. Young British Artists olarak anılan grubun en önemli sanatçılarından biridir. Formaldehitte sıvısı içinde korunan ölü hayvan figürleriyle bilinir. En bilineni The Physical Impossibility of “Death in the Mind of Someone Living” (Yaşayan Birinin Zihninde Ölümün Fiziki İmkânsızlığı) bir vitrin içinde, formaldehitte muhafaza edilen ölü bir kaplan köpekbalığıdır. 2007 yılında sergilenmeye başlanan For the Love of God("Tanrı Aşkına") isimli üstü binlerce elmasla kaplı bir kafatasından oluşan eseridir. Kiç ve Camp stratejileriyle çağdaş sanatı etkilemiş bir sanatçıdır.
Dekadans: Çöküş, yozlaşma. Friedrich Nietzsche'nin yaygınlaştırdığı kavram, “bütün değerlerin” kriz yaşadığı bir aralığa gönderme yapar. Bir tarafıyla nihilizmin diğer adıdır. Sanat literatüründe daha çok 19. yüzyıl sonu Viyana atmosferini ve sanatını anlatır. Dekadans sanat eski kuralları sorgulayan ve aşırılığı önemseyen bir yaklaşıma sahiptir. Ahlak, cinsellik ve toplumsal konum yoğun bir sorgulanma içindedir. Üslupta yeni arayışlar önemsenir. Bu anlamda Oscar Wilde, Gustav Klimt gibi modernizm içindeki önemli bir eğilimi dillendirirler.
Demeter: Yunan mitolojisinde tarım tanrıçası. Bereketin, mevsimlerin ve anne sevgisinin simgesidir. Homeros'un destanlarında, "güzel saçlı kraliçe" ya da "güzel örgülü Demeter" diye geçer. İnsanlara toprağı ekip biçmesini öğreten bu tanrıçadır. Ekinleri, özellikle de buğdayı simgeler.
Der Blaue Reiter: Alm. Mavi Atlı Grubu. Münih'te 1911'de Kandinsky önderliğinde kurulmuş ressam topluluğu. Mavi Atlı Kandinsky'nin bir resminden alınmış isimdir. Resimlerinde çiğ (fov) hiç karıştırılmamış ve sert renkler kullanıyorlardı. Soyut resme giden yolu açan önemli bir harekettir. Grupta Franz March, Alfred Kubin, Gabriele Münster ve August Macke gibi Alman Ekspresyonizminin öncü ressamları vardır.
De Stijl: Stil. 1917 yılında Hollanda'da kurulan P. Mondrian, t. Van Doesburg gibi sanatçıların en sade formlar, arıtılmış renk ve geometrik düzenlemeyle ürettikleri yapıtlarla bilinir. Milimalizmin en yetkin anlayışlarından biridir. Modern mimari ve tasarım anlayışını etkilemişlerdir. Neo-plastisizm, plastik sanatların yeni bir doktrinidir. Bu anlayış, Piet Mondrian (1872-1944) tarafından Kübizmden yararlanılarak bulunan bir görüş olup, dikey ve yatay çizgilerin dengelerini arayan ve ana renkler olan sarı, kırmızı ve maviyi kullanan bir sanat akımdır. Bu görüş tarzı, Mondrian tarafından beş yıllık bir çalışmadan sonra ortaya çıkarılmıştı. O, önemli bir ressam olduğu kadar "Stijl" adındaki dergide bir sanat yazarı olarak da önemli bir kişiydi.
Détournement: Fr. Detörne etmek. Sitüasyonist hareketin, var olan imajları “saptırmak” “ters çevirmek” ve başka bir bağlamda alıntılamak için kullandığı Fransızca kavram. Sitüasyonist Enternasyonel Dergisi’nin 1. Sayısında yayınlanan “Tanımlar” adlı makalede Sitüasyonist bir eserden bahsedilemeyeceği, yalnızca daha önceden oluşturulmuş eserlerin détournement kullanılarak yapılan sitüasyonist bir yorumlamasından söz edilebileceği ifade edilir.
D Grubu: Türkiye modernizmin en önemli oluşumlarındandır. 1933 yılında, beş ressam (Zeki Faik İzer, Nurullah Berk, Elif Naci, Cemal Tollu, Abidin Dino) ve bir heykeltıraş (Zühtü Müridoğlu) tarafından kuruldu. Daha sonra gruba Turgut Zaim, Bedri Rahmi Eyüboğlu, Eren Eyüboğlu, Eşref Üren, Arif Kaptan, Halil Dikmen, Sabri Berkel, Salih Urallı, Hakkı Anlı, Fahrünissa Zeid, Nusret Suman ve Zeki Kocamemi de katılacaktır. Ayrıca Leopold Levy, Şeref Akdik ve Cemal Nadir Güler de yapıtlarını birer kez grupla sergilemişlerdir. İzlenimciliğe karşı kübist ve kontrükstivist anlayışlardan esinlendiler. Güzel Sanatlar Birliği (Osmanlı Ressamlar Cemiyeti), Yeni Ressamlar Cemiyeti, Müstakil Ressamlar ve Heykeltıraşlar Birliği'nden sonra dördüncü sanat topluluğu olan grup, Latin alfabesinin dördüncü harfini grup adı olarak benimsemiştir.
Dionysos: Dionysus veya Dionysos (Yunanca: Διώνυσος veya Διόνυσος; hem Roma mitolojisinde Bacchus olarak da bilinir). Dionysos bağ bozumu tanrısı olarak da bilinir. Onun adına düzenlenen bağ bozumu şenliklerinde tiyatronun temeli atılmıştır. Bu şenliklerde bir koro bulunmaktaydı; daha sonraları koronun önüne bir oyuncu, daha sonra ikinci bir oyuncu geçmiş, böylece tiyatronun temelleri atılmıştır. Coşkunun, üremenin, dansın, sarhoşluğun, cinselliğin tarafını gösterir. Filozof Nietzsche estetiğinde akılcılığın, ışığın tanrısı Apollon'a karşı Dionysos estetiğini savunur.
Diptik: İki kanatlı tuval.
Dışavurumculuk: Fr. Expressionisme. İfadecilik. Ekspresyonizm sözcüğü ilk defa 1911'de kullanılmıştır. Bu akımın ilk izleri Van Gogh, Munch gibi ressamlarda görülür. Resimsel ifade özellikle ruhsal durumu gösterir. Ekspresyonizm doğanın biçim ve renklerinin yansımasına dayanan bir anlatıma karşı olarak, insanın içselliğini ve ruhsal durumunu önceliğe alırlar. Bu anlamda eski ve ilkel sanatların biçim bozan yönlerine özel ilgi duymuşlardır. 1. Dünya Savaşı'nda özellikle Almanya'da etkili bir sanat akımına dönüşecektir. Otto Dix, G. Grozs, Max Beckmann gibi sanatçılar savaşın bunalımını, toplumsal sorunları kalın boya tabakaları, hızlı fırça darbeleri, sert renkler ve biçimlerle vermeye çalışmışlardır. Ekspresyonizm modernizmin en yaygın dili olarak günümüz sanatında da fazlasıyla kullanılmaktadır.
Distopya: Ütopyanın zıttı olarak geleceğin olumlu değil olumsuz olarak anlatıldığı tür. Günümüzün başta sinema olmak üzere en çok kullanılan tarzıdır. Distopik anlatılar geleceğin kasvetli, despotik ve insanların kontrol edildiği bir dünya çizerler. Georg Orwell'in “Hayvanlar Çiftliği”, Zamyatin'in “Biz” romanı distopik tarzın kurucu metinlerindendir.
Dünyanın Yedi Harikası: İlk büyük uygarlıklar zamanında yapılmış olan 7 büyük anıt. 1-Mısır piramitleri. 2-Babil asma Bahçeleri. 3- Efes artemis Tapınağı. 4-Olymp'te Phidias'ın yaptığı Zeus Heykeli. 5-Halikarnas'ta Karya kralının karısı Artemisia tarafından kocası için yaptırılmış anıt. 6- 120 metre yüksekliğindeki İskendiriye Feneri. 7-Rodos'ta M.Ö. 260'ta Güneş tanrısı Helyos adına dikilen devasa heykel.
D
Akkok akis logos
Facebook Twitter Instagram Youtube